Bizler enerjisi olan canlılar değil, Enerjiden oluşan canlılarız

Maddenin temelinde enerji vardır. Bedenimizi oluşturan enerjinin dengede, kendi akışında ve hareket halinde olması bizim sağlık seviyemizi belirler.
Fiziksel, zihinsel ve ruhsal problemlerimiz enerjimizin dengeden çıkması, tıkanması veya blokaja uğramasından dolayı oluşur.
Fiziksel bedenimizin ötesinde beş duyumuzla algılayamadığımız enerji bedenimiz de vardır. Fiziksel bedenimizin çevresinde yaşam enerjisinin akış hatları vardır. Bu akış hattına meridyen denir. Kanın damarda aktığı gibi enerji de bedenimizin çevresinde akar. Bedenimizin çevresindeki meridyenler, dünyadaki nehirlere, ırmaklara benzemektedir. Eğer nehir, ırmak kurursa, yolu tıkanırsa o bölge çölleşmeye başlar çünkü toprak beslenemez. Bedenimizi toprak olarak düşünürsek meridyenler de toprağı canlı tutan sulardır. Bedenimizin meridyen sistemi tıkanırsa, dengesi bozulursa fiziksel, zihinsel, duygusal sorunlar ortaya çıkar.

 

Olumsuz duygu ve düşüncelerimiz bedenimizin meridyen akışını engeller ve çakraların çekim gücünü azaltır. Olumsuz düşüncelerle farkında olmadan yaşam enerjimizi zayıflatırız, kendimizi yorgun hissederiz ve bu duyguların yükünü beden uzun süre kaldıramaz, bağışıklık sistemi çöker, kan dolaşımı yavaşlar ve bir çok rahatsızlığı beraberinde getirir. Halk arasında “basiretim bağlandı” cümlesi, bu çakra merkezlerinin ışığının sönmesiyle aynı anlamdadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir