Merhaba, ben Hasan Ertekin. İnsanlar daha iyi standartlarda yaşamak için çalışıyor, üretiyor, meslek kurslarına gidiyor, yoruluyor, başarıyor, başarısız oluyor, üzülüyor.. var olan tek sermayesini; zamanını standartlarını yükseltmek için geçiriyor. Bilinçaltınızı bilirseniz hayatta isteklerinizin nasıl gerçekleşeceğini anlarsınız ve zamanınızın kalitesini arttırmış olursunuz. Bilinçaltı konusu derinliği bakımından bireyin kendisini anlamasına, tanımasına; en iyisi ve ötesinde yaşamasına vesile olacaktır. Eğer doğru anlarsanız, görürseniz, hayatınızda inanılmaz dönüşümlere, gelişimlere kapı açacaktır. Gelin kolay yoldan öğrenin. Bir danışanım derdi ki, “öğrenmek zorundayım, başka yolu yok, buna mecburum aksi halde yaşamak, hiç yaşamamaya eşdeğer olur. Bu güne kadar aynı hataları, aynı davranışları neden yaptığımı bilmeden yapıp durdum ve acı çekmekten başka bir katlısı olmadı. Ve öğrenmek, bilmek, kendimi tanımak bir lüks değil, benim için bir ihtiyaç.” Bu bilinçle yazımı okuyun ve aklınıza gelen soruları veya okurken hissettiklerinizi konu altında yorum yaparak benimle paylaşın.

Bilinçaltı Nedir?

Beynin bir programıdır ve tek bir amacı vardır o da hayatta kalmak. Bilinçaltı, yaptığı her seçim için önce “Güvende miyim?” sorusuna olumlu yanıt almak ister.

Bilinçaltı, bilincin henüz bilinmeyen bölümüdür. Bir şeyin bilinçaltına ait olduğunu söylediğimizde aslında o şey hakkında bir şey bilmediğimizi söylüyoruz. Gerçekte yaptığımız bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Çünkü hiçbir şey bilinçsizce yapılmaz. Her şey ya bilinçlidir ya da bilincin daha derin bir boyutunda olur.

Bir oyun üzerinden bunu anlatmam daha kolay olacaktır. Önünüzde bir kutu olduğunu hayal edin, kutunun içinde ne olduğunu göremiyorsunuz, dokunarak tahmin etmeniz isteniyor. O kutunun içine elinizi nasıl sokardınız? Çekimser olarak değil mi? İşte bu tepki bilinçaltından geliyor çünkü Bilinçaltı’nın tek bir amacı vardır o da hayatta kalmaktır. Kutunun içinde yılan da olabilir oyuncak ayı da ama bunu bilmediğiniz için vereceğiniz bütün tepkiler hayatta kalmaya, güvende olmaya yönelik olacaktır. Ve bilinçaltının tek korkusu vardır o da bilinmezlik korkusudur çünkü varlığı bilinmezlikte yaşayamaz, o hep bildiği sınırlar içinde yaşar. İster olumlu olsun, ister olumsuz o her zaman bildiğini seçer.

Bilinçaltı: Seçimlerimizin Deposu

Bilinçaltı, geçmişte yaptığımız bütün seçimlerinizin bulunduğu depodur. Mesela bir konu üzerinde düşünüp karar vermeniz gerekiyor, kendi kendinize seçim yapacağınızı, bilinçli iradenizi kullanacağınızı düşünüyorsanız büyük oranda yanılıyorsunuz. Seçimi bilinçaltınız çoktan yapmıştır. Bir konu hakkında düşündüğünüzü sanıyorsanız yanılıyorsunuz; bilinçaltınız çoktan düşünmüştür fakat siz henüz bilmiyorsunuz, sadece kendinizi bu anlamda tanımadığınız için kararın bilinçli zihninizden geldiğini düşünebilirsiniz, aslında kararı bilinçaltınız çoktan vermiştir. Ama nasıl?;

Bilinçaltı: Otomatik Pilot

Bilinçaltının genel yapısını anlamanız için bir örnek vereyim; bilgisayarınıza 2 saatlik bir film indirmişsiniz ve açtınız izliyorsunuz, o filmi isterseniz 1 saat ileri sarabilirsiniz çünkü o film çoktan çekilmiştir. Tıpkı bunun gibi beyniniz; düşünceleriniz, inanç sisteminiz, davranış kalıplarınız, duygularınız da önceden çekilmiş sahnelerdir (yetişkin bireyler için), birisi ile iletişim kurduğunuzda bilinçaltınız otomatik olarak kayıtlı filmi oynatıyor ve o duyguyu, o davranışı, o düşünceyi karşı tarafa veriyorsunuz. Ve işin komik tarafı siz bilinçli bir cevap verdiğinizi sanabilirsiniz oysa otomatik pilot devrede.

Bir insanın zihninden günde ortalama 60 bin düşünce geçiyor ve bu düşünceler birbirine benzer düşünceler, siz zannediyorsunuz ki “ben düşünüyorum” bu oran sadece %5-10 arası orandadır (şu zamanda bir çok insan için daha az bir orandır, iyimserlik gösteriyorum sadece), bilinçaltının otomatik pilotu çalışıyor. Yeni bir şeye karar vereceğinizi düşünebilirsiniz ya da bu yazımı okuduktan sonra benden danışmanlık hizmeti almayı düşünebilirsiniz, %90-95 oranında çoktan bilinçaltınız kararını verdi bile. Görünürdeki bu karar verme, düşünme anlamındaki bütün süreç bilinçaltının bilinci kandırmasından başka bir şey değildir. 🙂 Bilinçaltı kararı vermiştir, şimdi artık bilinçli zihninizde süreç başlar, film başlar, bilinçaltının bu kararına bilincinizle bahaneler bulursunuz, argümanlar toplarsınız, o şeyin olması için ne kadar mantıklı karar olduğunu kendinize anlatmaya başlarsınız ve bilinciniz ikna olur ve “tamam böyle yapıcam” der.

Bu karar, bu seçim, davranış, tavır, tepki, düşünce her ne ise bilinçaltı doğru mu yanlış mı diye düşünmez, onun için o karar bilincin görevidir, bu da doğrudan farkındalık kazanmışsanız yapabileceğiniz bir seçimdir yoksa bilinçaltınızın kurbanı olursunuz, kendi çalar kendi oynar (sizin bilinciniz ise uykudadır). Bilinçaltının seçimi isterse kişinin intihar etmesi olsun, bu intihar düşüncesi onun bakış açısından güvende olmaktır; “yaşadığım hayata göre intihar etmek daha güven verici” diye düşünebilir ÇÜNKÜ bilinçaltı daima KONFORu seçmeye eğilimlidir, o an için hangi seçim daha konforlu ise o seçimi tercih etmeye eğilimlidir.

Bilinçaltı: Zamanın Efendisi

Bir olaya veya kişiye karşı verdiğiniz tepkilerin büyük bir bölümü programlanmış, depolanmış bilinçaltı kayıtlarından gelir. Şunu yaşamışsınızdır; geçmişte yaşadığınız duygu yüklü bir olayı birisine anlattığınızda o anki duygulara tekrar girersiniz, nefesiniz değişmiştir sanki şimdi yaşıyormuşsunuz gibi yoğun duygular içinde olursunuz. Bunun nedeninde bilinçaltı vardır, bilinçaltı sorgulama yapmaz, geçmişi ve geleceği bilmez, “olayı geçmişte yaşadım şimdi bu duyguları bedene yaşatmayayım” demez. Veya zihninizde bir kişiyle tartışıyor veya kavga ediyorsunuz, bilinçaltı hemen ellerinize ve ayaklarınıza kan gönderir. “O kişi şuan karşında değil” demez. Olumlu düşünceler için de bu geçerlidir; sadece 5 dakika gözünüzü kapatın ve olumlu duygular yaşadığınız veya çok mutlu olduğunuz bir anınızı hatırlayın ve sihri görün; bilinçaltınız hemen bedene mutluluk hormonu salgılaması için emir verecek, yüz kaslarınız gevşeyecek o anları şimdi yaşıyormuşsunuz gibi tepki vermenizi sağlayacaktır.

Bilinçaltı: Hayal Gücünüzün Toplamı

Geçmişte, gelecekte ve şimdide; neyi hayal ettiyseniz, edecekseniz ve ediyorsanız; bilinçaltınızı inşa ettiniz, programlayacaksınız ve yaşıyorsunuz. Bunu sürekli olarak yapıyorsunuz. İster bilinçli olarak yapın ister bilincinde olmadan yapın. Bilinçaltı sizin zanlarınıza göre hareket eder (hayal dünyası onun tek gerçekliğidir, rüyalar da onun için gerçektir; gerçekler de onun için rüyadır, ayrım bilmez ikisi aynı şeydir). Kendi kendinize yaptığınız konuşmalarda, zihninizde canlandırdığınız olaylarda hayal gücünü kullanıyorsunuz. Bu düşüncelerin farkında olmasanız da size zarar verecek olan şeyler olsa bile bunu hayal gücünüzle duygularınızı birleştirerek gerçeklik bulmasına vesile oluyorsunuz.

Bilinçaltı’nın Merkezi: “BEN”

“Ben” nedir? Kendiniz ve başkaları tarafından işaret edilebilen varlığınızdır. “Ben”in içinde aklınıza gelebilen her şey vardır; Fiziksel özellikleriniz, düşünceleriniz, duygularınız, kendinize olan inancınız hepsi “ben” merkezini şekillendirir. Olabildiğiniz ve olamadığınız her şeyin ana karakteridir. Yapabildiğiniz veya yapamadığınız eylemlerin kurucusudur.

“Ben” bildiğiniz yönlerinizin dışında sizin kendinizi bilmediğiniz özelliklerinizi de oluşturur.

Ancak ve ancak farkındalığınızı geliştirirseniz bu özelliklerinizi görebilirsiniz. Mesela; kendisinin çok yardımsever olduğunu düşünen biri aslında insanların ilgisini ve beğenisini kazanmak için yardımsever görünmeye çalıştığını bilmeyebilir. O kişinin kendisi hakkındaki düşüncesi “elimden geldiğince herkese yardımcı oluyorum, herkes bolluk içinde yaşasın, ben iyi bir vatandaşım” olabilir. Aslında yaptığı ise kendine yansıttığı değersizliği görmezden gelmek, kendisiyle yüzleşmekten kaçmaktır, yardımsever görünerek hayatını çöpe atmaktır. Böyle davranan birisini ancak farkındalığını geliştirmiş birisi çok kısa süre içerisinde tanır. Nasıl tanır? Bir insanın yüzü bütün geçmişinin bilgisini verir, ses tonunda da bilgi vardır hatta nefes alış-verişi de bilgi verir vb. kısaca o kişinin varlığı, farkında olan, uyanık yaşayan insan için her şeyiyle bilgi deposudur, farkında olan birey insanları kitap gibi okur. Farkındalığı gelişmemiş biri on yıl birlikte yaşadığı partnerini yıllar sonra anca tanıyabiliyor veya kendisindeki bir davranış kalıbını yıllar sonra fark ediyor ve kısa sürede değişim gösterebiliyor.

Bir danışanım her cümlesinin sonunda hafifçe gülüyordu, ona aslında bu davranışının insanlara “hayır” diyememesinden kaynaklandığını, istemediği şeyleri sırf başkaları istiyor diye yaptığını ve o gülmenin de “ne olur benden bir şey isteme” gülüşü olduğunu, hangi durumdan dolayı o davranışı sergilediğini söylediğimde şok oldu ve “nasıl beni bu kadar iyi tanıyabiliyorsunuz?” dedi. Kendini bilen birisi için diğer insanları bilmek zor değildir, kişi kendini tanıdığı kadar başkasını tanıyabilir. (Süper bilinçte yaşayan biri için “ben” ve diğeri diye bir ayrım yoktur, bir monolog içinde tek başına hayatta yaşar, bu ayrı bir konu olur. Yazarsam buraya bağlantı bırakırım)

Kendinizi tanımak istiyorsanız, bilmediğiniz yönlerinizi tanımak için yüzleşecek cesaret göstermelisiniz. Bir çok insanda bu cesareti göremediğim için çoğu zaman mesajlarına yanıt bile vermiyorum malesef, cesaret göstermiyorsanız kimse sizi ilerletemez, kimse size yardımcı olamaz. (Uyarı: Açgözlü ve kendini tanımadan danışmanlık hizmeti verenler buna bakmıyor, güleryüz maskesini takarak tatlı tatlı insanların zihinlerini uyuşturuyorlar; ne kendilerinin bir ağırlığı var ne de hizmetlerinin beş kuruş değeri..)

Nerede kalmıştık? Cesaret. Cesaretiniz yoksa ne istediğinizi bilemezsiniz, hedefiniz olmadığı için kendinizi ve diğer insanları oyalarsınız. Geçen hafta birisi bana şu soruyu yöneltti; “verdiğiniz danışmanlığın bir faydası var mı?”, “anlamadım” diye karşılık verdim, sorusunu tekrarlardı ve “sizinle anlaşamayacağız” deyip görüşmeyi hemen sonlandırdım. O kişiye “evet, tabiki” desem cesaretsizliğini güçlendirmiş olurdum. Ben hedef odaklıyım, kısa kesmeyi, anında sonuca ulaşan davranışlar sergilemeyi tercih ederim. Çünkü insanlar kendilerindeki eksiklikleri görmezler ve sizi suçlamaya eğilimlidir. “.. faydası var mı?” cesareti olmayan bir insanın sorabileceği bir sorudur. Bir restorana gidip “Yemeklerinizle doyabilir miyim?” sorusunu sormak gibidir, dükkan sahibi sopayla kovalamazsa şanslısınız. 🙂
Ve cesaret göstermek için yapmanız gereken tek şey bilinmezliğe atlamaktır, kuşlar da öyle uçmayı öğrenmiyor mu? Anne babaları ağaçtan aşağı atıyorlar, düşerek uçmayı öğreniyorlar. Bu güne kadar sizi kimse atmadıysa çare yok, siz kendinizi atacaksınız.

“Ben”in Oluşumu

Kısaca anlatıyorum. Bir bebek doğduğu andan itibaren “ben”i oluşmaya başlar. Çocukluk yaşına geldiğinde çevresindeki herkes ona bir şeyler söyler (tembel, hiper aktif, işe yaramaz, uslu, çalışkan vb.) ve kendisini bilmediği için çevresindeki insanların bütün sözlerini kabul eder çünkü doğru yanlış ayırt etmeyi bilmez, her söze güvenir ve bilinçaltını şekillendirerek bir “ben” oluşturur. Bilinçaltında “ben başarılıyım” ile “ben başarısızım” arasında fark yoktur, eğer birisi kendini “ben başarısızım” olarak tanımlıyorsa bu kayıt o kişinin bilinçaltı için güvenli limandır ve bir konuda başarısız olursa bilinçaltı, haklı çıkmanın mutluluğuyla güvende duyar, konforlu hisseder (Aynı zamanda ona çocukken “sen başarısızsın” diyen büyüklerini de haklı çıkartır çünkü çocuk “annem-babam en iyisini bilir” inancıyla doğar). Bir ailede anne-babalar hangi kodlarda bulunursa çocuklarını o programla farkında olmadan büyütürler, eğer anne-babada özgüven eksikliği varsa farkında olmadan çocuğa da bunu yükler vardır. Çocuk yetişkin yaşlara geldiğinde de eğer kendisini geliştirmediyse bu özelliklerini sürdürür ve nasıl çıkacağını bilmediği bir döngüyü tekrar tekrar yaşar, hep aynı şeyi denediğini bilemez, hedefine ulaşması için hangi adımları atması gerektiğini bilmez.

Bilinçaltı Temizliği

Şimdiye kadar yazdıklarım sadece önbilgiyli 🙂 Her bir konu başlığını diğer yazılarımda ayrıntılı açacağım ve deneyimlerimi paylaşacağım bu paylaşımımda sadece altyapıyı oluşturmak istedim. (Farkındalık kategorisi altında ilgisi olanlara adım adım sizi bilmediğiniz yerlere götürecek paylaşımlarda bulunacağım).

Şimdi bu bilgileri nasıl kullanabileceğinizi, Bilinçaltı Temizliği yazısında açıklayacağım. Bilinçaltı Temizliği Nasıl Yapılır? Bilinçaltı Temizliği Nedir? Okumak için TIKLAYIN: https://www.hasanertekin.com/bilincalti-temizligi/

Sizlerden İsteğim

Lütfen bu konu altına aklınıza takılan bütün soruları yorum yaparak sorun, en kısa sürede yanıtlayacağım emin olabilirsiniz.
Bu yazımı değerli bulduysanız lütfen başka insanların da bilinçlenmesi için sosyal medya hesaplarınızda paylaşın.

Sevgilerimle.
Hasan Ertekin