Çakra sözcüğü Sanskrit dilinden gelmektedir ve “çark, döngü, tekerlek” anlamına gelir. Doğu tıbbına göre etten kemikten olan maddi bedenimizin yanı sıra bir de enerji bedenimiz vardır. Kanın damarlarımızda dolaşıp tüm vücudumuza yayılması gibi enerji de çakralar üzerinden akarak bütün vücudumuzu besler.Bedeninizde 7 enerji merkezi (çakra) olduğunu biliyor musunuz? Herbir merkezi çakra vücutta bir salgı beziyle ilgilenir, salgı bezleriyse bulundukları bölgedeki organları ve vücut genelindeki tüm tepkimeleri koordine ederler. Bu anlamda baktığımızda “çakra sağlığı” denilince, vücutta oluşan fizyolojik, ruhsal ve de zihinsel tüm olaylar doğrudan veya dolaylı yolla çakra sağlığımızla alakalıdır. Enerji deveranındaki ufak bir sorun bile bizi fiziksel, akılsal veya ruhsal anlamda hasta edebiliyor. Akışın tekrar sağlanmasıyla hastalıklar da iyileşmeye başlıyor.

Çakra Açma Ne Demektir?

Çakra Açma esasında enerji merkezlerinin yolunu açmaktır. Örneğin yoldaki bir araç varması gereken yere trafik yokken 5 dakikada ulaşabilir fakat trafik varsa 1 saati bile bulabilir. Çakra tıkanıklığı da bunun gibidir, eğer enerji vücuttan sağlıklı akamıyorsa psikolojik ve fiziksel olarak sorunlar baş gösterir. Sonuç olarak var olan yetenek, beceri ve yaşam standartlarımızı korumamız doğrudan doğruya çakra merkezleriyle bağlantılıdır.

Çakralar tıkalı olursa ne olur?

İlk başta birey psikolojik olarak negatif düşünmeye, çabuk yorulmaya, halsiz olmaya başlar. Bunu görüp değiştirmezse tıkalı olan çakra merkezine göre hastalık oluşur. Örneğin kendisini ifade edemeyen bir birey boğaz çakrasının akışını bozuyor demektir ve eğer bunu değiştirmiyorsa davranış olarak sürekli öksürür, boğazını temizleme ihtiyacı hisseder ileri aşamalarda ise bağışıklık sistemi sorunları, gırtlak kisti gibi fiziksel hastalıklarla karşılaşabilir.

Bioenerji ile Çakra Açma

Bioenerji ile Çakra Açma Seansından bir Görüntü. Beşiktaş/İstanbul

Bioenerji uygulaması, doğrudan çakra merkezleri üzerindeki tıkanıklıkları ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaktadır. Bu enerji ile varsa hastalıklar ve psikolojik problemler, stres ortadan kalkar. Bedenin çakra ve aura merkezlerini temizleyerek enerji aktarımı uygulanır. Avuç içlerindeki çakra enerji kanallarından aktarılarak gerçekleşen bu şifa yöntemi (fotoğraftaki gibi), Bioenerji Uzmanı tarafından kontrol edilir ve bedendeki psikolojik rahatsızlıkları, hastalıkları çözer, Çakra merkezlerinin temizlenmesini ve canlanmasını sağlar.

Bioenerji seansı alarak tıkalı olan çakra merkezlerini açma konusunda destek alabilirsiniz. Aynı zamanda bioenerji seansı alarak yaşam kalitenizi daha da ileri seviyelere taşıyıp var olan gücünüzü keşfedebilir, yeni farkındalıklar kazanabilirsiniz.


Bioenerji seansı hakkında bilgi almak için tıklayın:

Çakra Merkezleri ve Anlamları

1.Kök Çakra (Dünyayla İlişkimiz)

Kök Çakra Sembolü

Kök çakrasının enerjisel rengi kırmızıdır. İçgüdüler, güvenlik, varlığını sürdürme ve temel insani ihtiyaçlarla ilgilidir. Omurganın en alt noktasında bulunur. Temel fonksiyonu hayatta kalmak olduğu için yaşamı idame ettirmeye ait korkular burada bulunur. Fırtınalarda savrulup gitmemek, hızlı değişimlere ayak uydurmak, haklarımıza sahip çıkabilmek ve maddi kazanımlar kök çakranın dengelenmesi ile mümkündür. Kök Çakrası adrenalini, böbrekleri ve idrar torbasını etkiler. Bu organları korkular zayıflatır, eğer kendinizi güvende ve korunaklı hissediyorsanız, kök çakranız açık olacaktır.

2. Cinsel Çakra, Sakral Çakra (Mide: Libido Kuramları)

Cinsel Çakra Sembolü

Cinsel çakranın (sakral çakra) rengi turuncudur. Bu çakraya cinsel çakra denilmesinin yanı sıra tüm kişisel yakınlıkları ve kişiler arası duyguları yönetir. Duygusal sağlığınız üzerinde büyük bir etkisi vardır. Su elementiyle bağlantılıdır. Hayattan alacağımız haz, duyumsal yoğunluk ve cinsel tatmin sakral çakranın dengeli olmasına bağlıdır. Sosyal ve zihinsel faaliyetlerden, cinsellik ve yediğimiz yemeğe kadar hissedebileceğimiz bütün hazlar bu çakramızın dengeli olması sayesinde bize neşe ve mutluluk verebilir. Pubik kemiğinin üzerinde yer alır. Kişi cinsel yönden uyarıldığında bu bölgenin enerjisi artar, üreme sistemi ve dünyaya güven duyabilmek de cinsel çakrayla bağlantılıdır. Burada enerjisel olarak tıkanıklık varsa zaman içinde cinsel organları ve kalça bölgesini etkiler. Fazla çalışırsa, zevkli şeylere aşırı bağımlılık, az çalıştığında ise zihinsel ve cinsel anlamda güçsüzlük meydana gelebilir.

3. Karın Çakrası (Güneş Sinirağı Çakrası)

Karın Çakrası Sembolü (Solar Pleksus)

Pankreas salgı bezini yönetir. Göbek deliğimizin üç parmak üzerinde olan bu çakra sarı renge duyarlıdır ve güç ile ilişkilendirilir. Duygusal varlığımızla bağlantılı olup, yaratıcılığımızı, arzu ve ilişkilerimizi yönlendirmektedir. Bireysel güç, irade gerektiren durumlar, cesaret ve özgüven solar pleksus çakramızla alakalıdır. Ateş elementiyle bağlantılı olan bu çakra empati duygumuzun ve bağışıklık sistemimizin temelidir. Dengelendiğinde farkında, güçlü ve saygılı hissederiz, çabuk karar verebilme, verimlilik, güç etkenini baskıda bulunmadan kullanabilme becerisi ve enerji olarak açığa çıkar. Zafiyetiyle depresyona, çok çalışmasıyla ise kontrolcülüğe ve bencilliğe yol açabilir. Her türlü rekabet, hırs, kızgınlık, öfke, reddetmek, kabullenememek karın çakrasının enerjisini düşürür. Bu duygular midede, karaciğerde, safra kesesinde ya da dalakta kendini gösterir.

4. Anahata Çakra (Kalp: Sevginin Adresi)

Kalp Çakrası Sembolü

Göğüs kafesinin hemen ortasında kalbimizin yanında yer alır. Yeşil renktedir ve hava elementiyle etkileşir. Timüs bezini yönetmesinin yanı sıra evrenin temel prensibi olan sevgi ve şefkat duygularımız burada ikamet ederler. Aynı zamanda birlik hissi kalp çakrasıyla ilişkilenir. Bu çakramız sağlıklı çalıştığı takdirde, sevgi, huzur ve barışı deneyimleriz. İnsanları oldukları gibi kabul edebilme ve onları sevebilme kabiliyetimiz, hatta adalet anlayışımız bu çakradan kaynaklanmaktadır. Kalp çakrası az çalıştığı zaman, sevme ve sevilme, bir ihtiyaç halini alır. Hadsafhada çalışan bir kalp çakrası ise ileri düzeyde hassasiyete ve başkaları uğruna kendini feda eden bir karaktere zemin hazırlar. Kendinden veya başkasından nefret eden kişilerde, kendini affedemeyen kişilerde, duygularını içine atan kişilerde kalp çakrası kapalıdır. Kalp çakrasını açmanın en kolay ve basit yolu affetmek, kabul etmek ve sevmektir. Kalp çakrası açıldığında bağışıklık sistemi ve endokrin sistemi güçlenir, kalp ve solunum yollarındaki sorunlar çözülür. İlk üç çakra fiziksel (dünyasal) boyutta yaşanır, kalp çakrası ise İnsanı insan yapan, diğer canlılardan üstün bir gücü açığa çıkartır.

5. Vishudha Çakra (Boğaz: Kendini İfade)

Boğaz Çakrası Sembolü

Boğazımız ve vücudumuzun birleşim yeri boğaz çakramızdır. Mavi renkteki bu ifade ve iletişim merkezi sanatsal yaratıcılığımız ve kendimizi ifade edebilmemiz için gerekli enerjiyi sağlar. Bu çakra tiroit bezini yönetmektedir. İfade biçimi olarak, dans etmek, yazmak, konuşmak, resim çizmek hatta sosyal paylaşım hesaplarımız bile boğaz çakramızla ilgilidir. Aşırı çalışması lüzumsuz ve boş sohbetlere, dedikodu ve gıybet yaparak enerji tüketmeye, yetersiz çalışması ise ifade ve iletişim sorunlarına sebebiyet verebilir. Yaşam boyunca yapılan her seçimde kişisel irademizin gücü, bu çakranın ne kadar açık olduğunu gösterir. Hem alt, hem de üst çakralarla bağlantılıdır. Uyumlu çalışan bir boğaz çakrasıyla, düşünceler ve duygular özgürce, net bir şekilde, dürüstçe ve cesaretle ifade edilir. Yaratıcı gücünü veya iletişimini kapatmış kişiler tiroid sorunları yaşar. Adrenal ve karaciğerle birlikte enerji üretimi ve metobolizma için çok önemlidir.

6. Ajna Çakra (Üçüncü Göz: İçgüdüsel Sezgiler)

Üçüncü Göz Çakrasının Sembolü

Hipofiz ve epifiz bezlerini kontrol eder. Bilinçlenmenin, farkındalığın ve bilgeliğin merkezidir. Sonsuzluğun kapısı olarak da bilinir. Geçmişe takılı kalmadan ya da gelecekten endişe duymadan, anı yaşayabilmek, her günün değerini bilmek ve bu farkındalıkla var olmaktır. Alın çakrası sezgisel gücün, duru görünün, psişik algılama yeteneklerinin merkezidir. Kişisel iradenin, Tanrısal iradeye teslimi bu çakranın enerjisi ile gerçekleşir. Uzaktan şifa aktarımı yapan şifacılar da bu çakrayı aktif olarak kullanır. Dengede olduğu zaman, beynin iki lobunun da dengeli, iyi ve berrak bir şekilde çalışmasını sağlar. Realiteyi burada duyumsar, algıladıktan sonra gerçekliğimizi şekillendiririz. Üçüncü gözdeki zafiyet manevi eksiklik hayal gücü yoksunluğu ve basiretsizliği doğurur. Fazla çalıştığında ise aşırı hayalci, aşırı maneviyat peşinde ve orada bulunmayan şeyleri de görebilen biri olma tehlikesini yaratır.

7. Sahasrara Çakra (Taç: Maneviyat Kapısı)

Taç Çakrası Sembolü (Tepe Çakrası)

Yedinci çakramız başımızın tepesinde olup bebekken bılgındağımızın bulunduğu yerde, kafamızın tam ortasındadır. Gökyüzüne erişen bir enerji sütunudur, rengi mordur ve taç çakra diye zikrettiğimiz bu çakramız farkındalık olarak bilinen bilinç seviyesini ifade eder. Beş duyunun sezinleyemediği, zaman ve mekanın ötesindeki tekillik alemiyle irtibat noktamızdır. Bilgeliğimizin ve ruhsallığımızın güçlenmesi ve anlayışımızın artması için gerekli olan enerjiyi sağlar. Bu çakra nihai gerçek, ruhsal olgunluk ve saf benlikle ilişkilidir. Yönettiği salgı bezi hipofiz. Haddinden fazla çalışan bir taç çakranın dünyadan el etek çekmeye götürdüğü söylenir. Az çalışması ise yaşamın anlamsızlıklar silsilesi olarak görülmesi, ruhaniyet ve maneviyatın reddi ve maddiyata aşırı düşkünlük olarak tezahür eder.